Friday, March 2, 2018

Research Article

Registered Replication Report: Dijksterhuis and van Knippenberg (1998)

Michael O’Donnell, Leif D. Nelson, Evi Ackermann, Balazs Aczel, Athfah Akhtar, Silvio Aldrovandi, Nasseem Alshaif, Ronald Andringa, Mark Aveyard, Peter Babincak, Nursena Balatekin, Scott A. Baldwin, Gabriel Banik, Ernest Baskin, Raoul Bell, Olga Białobrzeska, Angie R. Birt, Walter R. Boot, Scott R. Braithwaite, Jessie C. Briggs, Axel Buchner, Desiree Budd, Kathryn Budzik, Lottie Bullens, Richard L. Bulley, Peter R. Cannon, Katarzyna Cantarero, Joseph Cesario, Stephanie Chambers, Christopher R. Chartier, Peggy Chekroun, Clara Chong, Axel Cleeremans, Sean P. Coary, Jacob Coulthard, Florien M. Cramwinckel, Thomas F. Denson, Marcos Díaz-Lago, Theresa E. DiDonato, Aaron Drummond, Julia Eberlen, Titus Ebersbach, John E. Edlund, Katherine M. Finnigan, Justin Fisher, Natalia Frankowska, Efraín García-Sánchez, Frank D. Golom, Andrew J. Graves, Kevin Greenberg, Mando Hanioti, Heather A. Hansen, Jenna A. Harder, Erin R. Harrell, Andree Hartanto, Michael Inzlicht, David J. Johnson, Andrew Karpinski, Victor N. Keller, Olivier Klein, Lina Koppel, Emiel Krahmer, Anthony Lantian, Michael J. Larson, Jean-Baptiste Légal, Richard E. Lucas, Dermot Lynott, Corey M. Magaldino, Karlijn Massar, Matthew T. McBee, Neil McLatchie, Nadhilla Melia, Michael C. Mensink, Laura Mieth, Samantha Moore-Berg, Geraldine Neeser, Ben R. Newell, Marret K. Noordewier, Asil Ali Özdoğru, Myrto Pantazi, Michał Parzuchowski, Kim Peters, Michael C. Philipp, Monique M. H. Pollmann, Panagiotis Rentzelas, Rosa Rodríguez-Bailón, Jan Philipp Röer, Ivan Ropovik, Nelson A. Roque, Carolina Rueda, Bastiaan T. Rutjens, Katey Sackett, Janos Salamon, Ángel Sánchez-Rodríguez, Blair Saunders, Juliette Schaafsma, Michael Schulte-Mecklenbeck, David R. Shanks, Martin F. Sherman, Kenneth M. Steele, Niklas K. Steffens, Jessie Sun, Kyle J. Susa, Barnabas Szaszi, Aba Szollosi, Ricardo M. Tamayo, Gustav Tinghög, Yuk-yue Tong, Carol Tweten, Miguel A. Vadillo, Deisy Valcarcel, Nicolas Van der Linden, Michiel van Elk, Frenk van Harreveld, Daniel Västfjäll, Simine Vazire, Philippe Verduyn, Matt N. Williams, Guillermo B. Willis, Sarah E. Wood, Chunliang Yang, Oulmann Zerhouni, Robert Zheng, Mark Zrubka

Dijksterhuis and van Knippenberg (1998) reported that participants primed with a category associated with intelligence (“professor”) subsequently performed 13% better on a trivia test than participants primed with a category associated with a lack of intelligence (“soccer hooligans”). In two unpublished replications of this study designed to verify the appropriate testing procedures, Dijksterhuis, van Knippenberg, and Holland observed a smaller difference between conditions (2%–3%) as well as a gender difference: Men showed the effect (9.3% and 7.6%), but women did not (0.3% and −0.3%). The procedure used in those replications served as the basis for this multilab Registered Replication Report. A total of 40 laboratories collected data for this project, and 23 of these laboratories met all inclusion criteria. Here we report the meta-analytic results for those 23 direct replications (total N = 4,493), which tested whether performance on a 30-item general-knowledge trivia task differed between these two priming conditions (results of supplementary analyses of the data from all 40 labs, N = 6,454, are also reported). We observed no overall difference in trivia performance between participants primed with the “professor” category and those primed with the “hooligan” category (0.14%) and no moderation by gender.

Keywords: priming, replication, intelligence

Citation: O’Donnell, M., Nelson, L. D., Ackermann, E., Aczel, B., Akhtar, A., Aldrovandi, S., . . . Zrubka, M. (2018). Registered Replication Report: Dijksterhuis and van Knippenberg (1998). Perspectives on Psychological Science, 13, 268-294. https://doi.org/10.1177/1745691618755704

Tuesday, January 2, 2018

Bilgilendirme

Gönderen: Nursena Balatekin
Tarih: 02 Ocak 2018 20.00
Konu: Zihinsel Durum Araştırması
Alıcı: Katılımcılar

Merhaba,

2016 Güz döneminde katıldığınız “Zihinsel Durum Araştırması” sonuçlarına dair sizi bilgilendirmek isterim.

Bu araştırma kapsamında sizlerden bilgisayar ortamında bir takım görevleri yerine getirmenizi, bazı test sorularını cevaplamanızı ve iki farklı ölçeği kâğıt üzerinde tamamlamanızı talep etmiştik. Görevlerden önce kendinizi bir üniversite hocası ya da futbol holiganı olarak düşünmenizi istemiştik. Bu araştırmada kişilerin takındıkları sosyal rollerin onların bilişsel performanslarına etkisi inceleniyordu. Yaptığımız araştırma 1998 yılında Dijksterhuis ve van Knippenberg tarafından yayımlanmış bir çalışmanın replikasyon çalışmasıydı.

Dijksterhuis ve van Knippenberg orijinal çalışmalarında kendilerini üniversite hocası olarak düşünen katılımcıların test performanslarının kendilerini futbol holiganı olarak düşünenlere göre %13 daha iyi olduğunu bulmuştu. Bizim yaptığımız replikasyon çalışmasında 19 farklı ülkeden 40 laboratuvarda 6.454 katılımcı ile bu bulgu test edildi. Bulgularımız önceki çalışmada belirtilenden farklı olarak üniversite hocası veya futbol holiganı rollerinin bilişsel performansa etki etmediğini ve cinsiyetin de belirleyici bir faktör olmadığını ortaya koydu.

Araştırmamızın sonuçlarını içeren İngilizce makaleye ve Dijksterhuis’ın yorumuna şu bağlantıdan erişebilirsiniz: https://www.psychologicalscience.org/publications/replication-dijksterhuis-van-knippenberg

Bize sağladığınız veriler farklı çalışmalarda da kullanılmaya devam ediyor. Çalışmalarımızı takip etmek isterseniz aşağıdaki adreste bulunan ağ güncemizden ilgili bilgilere ulaşabilirsiniz.

Tekrar çalışmamıza katıldığınız için teşekkür eder, yaşamınızda sağlık ve huzur dolu günler dilerim.

Nursena Balatekin
Proje Koordinatörü
https://ozarge.blogspot.com.tr/

Saturday, December 23, 2017

Çalıştay Bildiri

Bilgi Evine Katılımın Öğrencilerin Gelişimine Etkisi: Bir Pilot Çalışma

Asil Ali Özdoğru, Hatice Semiz ve Ömer Açıkgöz

Okul dışı zaman etkinlikleri eğitim programları içerisinde yer alan öğrencilerin öğrenim ve gelişimleri açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Çağdaş eğitim programları okuldaki dersler ile sınırlı kalmayıp okul dışı zamanlarda gerçekleştirilen aktivite ve etkinliklerle öğrencilerin gelişimini destekleyebilmektedir. Bireysel farklılıkların yoğun bir şekilde yer bulduğu kalabalık sınıf ortamlarında öğrenci merkezli bir eğitim anlayışının hayata geçirilmesi çok mümkün olamamaktadır (Pehlivan, 1993). Okul dışı zamanlarda farklı kurumlar tarafından sunulan etkinlik ve programlar öğrencilerin daha bireyselleştirilmiş ve yapılandırılmış bir eğitim alabilmesine olanak sağlayabilmektedir. Bu tür sosyal programlar özellikle dezavantajlı gruplardan gelen öğrenciler için koruyucu ve geliştirici olabilmektedir. Örneğin, yapılan araştırmalarda düşük sosyoekonomik düzeyin okul sorunları, duygusal güçlükler, yıkıcı davranış bozuklukları ve uyum bozukluğu ile ilgili olduğu görülmüştür (Selimhocaoğlu, 2009). Bu koşullar altındaki öğrencilerin gelişimlerinin desteklenebilmesi için okul dışı zamanlarının iyi bir şekilde kullanılması ve programlanması gerekmektedir. Son 10 yılda Türkiye’de yerel yönetimlerce sosyal belediyecilik anlayışıyla kurulan Bilgi Evleri öğrencilerin okul dışı zaman kullanımları ve gelişimleri açısından işlevsel bir role sahiptir. Çoğunluğu İstanbul’da yer alan Bilgi Evlerinin, toplamda 23 farklı şehirde, 54 farklı kurum bünyesinde ve 249 oluşum şeklinde ortaya çıktığı görülmüştür (Karadeniz, 2017). Bununla birlikte alanyazında Bilgi Evleri ve bunların gelişimsel etkileri üzerinde yeterli sayıda ve kalitede çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada İstanbul’da sosyoekonomik düzeyi düşük bir bölgede hizmet veren bir Bilgi Evinin öğrencilerin gelişimleri üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemi kullanılan bu çalışmada İstanbul’un Anadolu Yakasındaki bir Bilgi Evine devam eden öğrenci ve öğretmenlerle odak grup ve bireysel görüşme gerçekleştirilmiştir. Bilgi Evinin gerçekleştirdiği yaz okulu programında yapılan bu çalışmaya 14 kız ve 12 erkek toplam 26 öğrenci katılmıştır. Öğrenciler bölgedeki farklı ilkokulların 2, 3 ve 4. sınıflarını bitirmiştir. İki araştırmacı tarafından öğrencilere önceden hazırlanmış görüşme soruları grup ortamında sorulmuş ve cevaplar ses kayıt cihazı ile kaydedilmiştir. Ayrıca Bilgi Evinde görev alan bir kadın öğretmen ile de yarı yapılandırılmış yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler sonucu elde edilen veriler kayıt cihazı ve notlardan bilgisayar ortamında yazılı metne dönüştürülerek veri kodlaması ve çözümlemesi için hazır hale getirilmiştir. Öğrenci ve öğretmenlerden elde edilen verilere bakıldığında Bilgi Evinin çocukların gelişimleri üzerindeki etkisi farklı açılardan ortaya çıkmaktadır. Çocuklar zamanlarının büyük bir kısmını, özellikle okul sonrası zamanlarını, hafta sonlarını, kış ve yaz tatillerinin belirli günlerini Bilgi Evinde geçirdiklerini ve burada olmaktan genellikle memnuniyet duyduklarını belirtmektedirler. Çocuklara göre Bilgi Evini okuldan ayıran en büyük özellik zamanlarını burada eğlenceli ve öğretici bir şekilde geçirmeleridir. Öğretmenlerin çocuklarla oyunlar oynaması, dersleri eğlendirerek anlatması, sınavlarına hazırlıkta yardım etmesi ve Bilgi Evi içerisinde geleneksel oyunlar ile kültürel eğitimlere yer verilmesi çocukların Bilgi Evine olan ilgisini arttırmaktadır. Öğretmen görüşmesinden elde edilen veriler de Bilgi Evinin çocukların okula devamlılığını arttırdığını, okul dışı zamanlarını daha geliştirici hale getirdiğini, akademik başarı ve motivasyonlarını desteklediğini göstermektedir. Bulgular Bilgi Evinin öğrencilerin hayatında önemli bir yer teşkil ettiğini ve gelişimlerini desteklediğini göstermektedir. Öğrencilerin ilgi ve memnuniyetinin yanı sıra öğretmenin olumlu düşünce ve beklentileri görüşmelerde ortaya çıkan temalar arasında yer almaktadır. Sınırlı bir grupla derinlemesine yapılan bu çalışmanın bulguları, Bilgi Evinin katılan öğrenciler üzerindeki olumlu etkilerini ortaya koyarken daha geniş katılımlı ve nicel çalışmaların bu programların bireysel ve sosyal etkilerini test etmeleri faydalı olacaktır.

Atıf: Özdoğru, A. A., Semiz, H. ve Açıkgöz, Ö. (2017, Aralık). Bilgi evine katılımın öğrencilerin gelişimine etkisi: Bir pilot çalışma. Sosyal Politikalar: Kurumlar ve Bireyler Çalıştayında sunulmuş bildiri, İstanbul, Türkiye.

Sunday, October 8, 2017

Conference Paper

Neuromyths: A Challenge for Learning and Teaching Neurosciences

Asil Ali Özdoğru and Nursena Balatekin

Neuromyths are misconceptions generated by misunderstanding or misquoting of facts established by neuroscience about various topics such as critical periods, bilingualism, and hemispherization. Many teachers and students believe in these neuromyths, which present a great challenge for the meaningful learning and use of neuroscientific knowledge. The availability and dissemination of questionable content through various traditional and social media outlets fuels the spread of neuromythical ideas. This paper outlines the common neuromyths and proposes ways to deal with them for learners and teachers. In order to battle and supress neuromyths, neuroscientists and educators should increase collaboration and teachers should adopt more effective teaching strategies to deal with misconceptions.

Citation: Özdoğru, A. A., & Balatekin, N. (2017, October). Neuromyths: A challenge for learning and teaching neurosciences. Paper presented at the 4th International Conference on Computational and Experimental Science and Engineering, Antalya, Turkey.

Sunday, December 25, 2016

Çalıştay Bildiri

Erken Çocukluk Bakımı ve Eğitimi Programlarının Geliştirilmesi ve Değerlendirilmesi

Asil Ali Özdoğru ve Ömer Açıkgöz

Erken çocukluk yılları yaşam boyu süren insan gelişimi için zengin bir potansiyel sunmaktadır. Bu dönemde sağlanan erken bakım ve eğitim insan gelişiminin tüm alanlarında kalıcı etkilere sahip olabilir. Boylamsal çalışmalar kaliteli erken bakım ve eğitim programlarına katılan çocukların yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde daha iyi gelişimsel çıktılara ulaştıklarını göstermektedir. Kaliteli bakım ve eğitim, bireylerin yanı sıra toplulukların ve toplumun olumlu gelişiminde hayati önem taşımaktadır. Kaliteli eğitim programlarının geliştirilmesi ve değerlendirilmesi detaylı ve sistematik bir planlama, uygulama, izleme ve değerlendirme gerektirir. Erken çocukluk bakımı ve eğitimi doğumdan okul çağına kadar olan çocukluk çağında öğrenme ve gelişim için hedefe yönelik erken müdahale sağlayan bir dizi hizmettir. Bu hizmetler; hayatın ilk yıllarındaki bebek bakımını, okul öncesi dönem için erken eğitim programlarını, okul öncesi ve sonrası saatlerde okul dışı bakımı ve küçük çocukların ebeveynleri için verilen bilgi ve eğitim hizmetlerini kapsamaktadır. Erken çocukluk eğitimi geniş bir hizmet yelpazesini kapsadığı için bu programların geliştirilmesi ve değerlendirilmesinin odak ve hedefleri arasında farklılıklar olmaktadır. Bununla birlikte kaliteli program geliştirme ve değerlendirme girişimlerinin uygulanması bazı ortak nitelikleri paylaşabilir. Bu çalışma, erken bakım ve eğitim programı geliştirme ve değerlendirmede çeşitli alanlardan gelen yüksek kaliteli araştırma ve değerlendirme bulgularına dayanan mevcut bilginin bir sentezini sağlayacaktır. Ayrıca Türkiye’deki erken bakım ve eğitim hizmetlerinde program geliştirme ve değerlendirmeye ilişkin mevcut kural ve düzenlemeler incelenecektir. Alanyazın ve mevzuatın gözden geçirilmesine bağlı olarak erken çocukluk bakım ve eğitim programı geliştirilmesi ve değerlendirilmesine yönelik politika ve uygulama önerileri sunulacaktır.

Atıf: Özdoğru, A. A. ve Açıkgöz, Ö. (2016, Aralık). Erken çocukluk bakımı ve eğitimi programlarının geliştirilmesi ve değerlendirilmesi. Sosyal Politikalar: Kurumlar ve Bireyler Çalıştayında sunulmuş bildiri, İstanbul, Türkiye.

Monday, October 3, 2016

Kitap İncelemesi

Gelişim Süreci Odağında Ergenlik Psikolojisi

Asil Ali Özdoğru, Betül Sağlam, Ömer Açıkgöz

Ergenlik dönemi insan yaşamında önemli yer tutan bir gelişim evresidir. Bu dönem ergenlerin en yakınları olan ailelerini bile kendilerine çok uzak hissettikleri bir dönemdir. Hem birey olarak ergenlerin, hem de gelişimsel dönem olarak ergenliğin yeterince iyi anlaşılamaması kişilerarası ve toplumsal düzeyde sorunların çözümünü zorlaştırmaktadır. Türkiye’de ergenlik konusunda yerel, güncel, erişilebilir ve anlaşılır bilimsel yayınlara gereksinme vardır. Bu bağlamda, 2013 yılında yayımlanan Dr. Aydın Çivilidağ’ın ‘Gelişim Süreci Odağında Ergenlik Psikolojisi’ kitabı hem toplumu aydınlatmaya, hem de alandaki eksiklikleri gidermeye yardım edebilecek bir eserdir…

Atıf: Özdoğru, A. A., Sağlam, B. ve Açıkgöz, Ö. (2016). [Gelişim süreci odağında ergenlik psikolojisi kitabının incelemesi, A. Çivilidağ]. Anadolu Psikiyatri Dergisi, 17, 427. http://www.scopemed.org/fulltextpdf.php?mno=236923

Tuesday, September 6, 2016

Kongre Poster

Çeviride Kaybolan Espri? Mizahın Yorumlanmasında Kültürel Etkiler

Ömer Açıkgöz ve Asil Ali Özdoğru

Bireylerin olduğu kadar toplumların da mizah duygu ve anlayışları farklıdır. Toplumların kültürel yapılarının özellikleri onların mizah algı ve duygularını şekillendirir. Bu çalışmada farklı kültürlerde üretilen mizahi karikatürlerin Türk üniversite öğrencileri tarafından nasıl değerlendirildiği incelenmiştir. Çalışma 2015 güz döneminde İstanbul’daki bir devlet ve bir vakıf üniversitesinde gönüllü 122 öğrenci (Yaş Ort. 23,61; SS. 6,05) ile gerçekleştirildi. Katılımcılara Amerikalı bir çizere ait 21 karikatür ile Türk bir çizere ait 4 karikatüre ilişkin beğeni düzeyleri soruldu. Yabancı karikatürler İngilizce’den çeviri-geri çeviri yoluyla Türkçe’ye uyarlandı. Katılımcılardan her bir karikatürle ile ilgili ne derece eğlendirici olduğunu on puanlık bir Likert ölçekte belirtmeleri istendi. Kayıp veriler için karikatür ortalaması girilmiş ve iki katılımcı tüm karikatürlere aynı puanları verdikleri için veri setinden çıkarılmıştır. Katılımcıların yerli ve yabancı karikatürlere verdikleri ortalama puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (Yerli Ort. 5,26; Yabancı Ort. 4,54; t(119)=6,50; p=0,000). Mizah puanları iki cinsiyet grubu arasında anlamlı farklılık göstermemiştir. Ayrıca yerli karikatürlere verilen puanlar ile yabancı karikatürlere verilen puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif bir korelasyon görülmüştür (r=0,81; p=0,000). Yerli ve yabancı karikatür puan ortalamaları medyan puanları (5,50 ve 4,64) baz alınarak iki gruba ayrıldılar. Bu şekilde karikatürler dört gruba ayrıldığında ortaya çıkan tabloda katılımcıların medyan altı ve üstü dağılımlarının yerli ve yabancı karikatürler için farklılık gösterdiği görülmüştür (X^2(3)=26,13; p=0,000). Çalışmanın bulgularına göre karikatürlerin mizah seviyelerinin değerlendirilmesinde cinsiyet ve yaş farkı gözlenmezken karikatürlerin kaynak kültürlerinin değerlendirmede etkili olduğu görülmüştür. Bul bulgular mizahın üretilmesi ve yorumlanmasında kültürün şekillendirici bir etkisi olduğu gerçeğini teyit etmektedir.

Atıf: Açıkgöz, Ö. ve Özdoğru, A. A. (2016, Eylül). Çeviride kaybolan espri? Mizahın yorumlanmasında kültürel etkiler. 19. Ulusal Psikoloji Kongresinde sunulmuş poster, İzmir, Türkiye.